Faiz Gider Kısıtlaması Şirket İnovasyonunu Frenliyor, NBER Araştırması Kanıtladı
ABD'deki vergi reformunun faiz indirimi sınırlaması, etkilenen şirketlerde patent üretimini ve teknolojik çeşitliliği belirgin biçimde düşürdü.
Ulusal Ekonomik Araştırmalar Bürosu (NBER), 2026 yılında yayımlanan bir çalışma kağıdında, şirketlerin borç finansmanından kaynaklanan faiz giderlerini vergi matrahından düşme hakkını kısıtlayan düzenlemelerin inovasyon üzerindeki etkisini inceledi. ABD'de 2017 yılında yürürlüğe giren Vergi Kesintileri ve İstihdam Yasası (TCJA) kapsamında uygulanan faiz indirimi sınırlamasından etkilenen şirketler, etkilenmeyen benzer şirketlere kıyasla patent başvurularında ve portföylerindeki teknolojik kapsam genişliğinde belirgin düşüş yaşadı. Gerilemenin ağırlıklı olarak mevcut iş modellerini derinleştiren ve geliştiren, yani kâr potansiyeli görece daha öngörülebilir inovasyonlarda yoğunlaştığı görüldü; araştırmacılar bu tür inovasyonları uzun vadeli borçla finanse etmenin doğal bir yol olduğunu vurguladı. Çalışma ayrıca farklı ülkelerde aşamalı biçimde yürürlüğe giren benzer faiz sınırlama kurallarından elde edilen uluslararası verilerin de aynı yönde sonuçlar ürettiğini ortaya koydu. Araştırmacılar, borç kaynaklı vergi kalkanının (debt tax shield; şirketlerin faiz giderlerini vergiden düşerek elde ettiği maliyet avantajı) fiilen inovasyona verilen örtük bir sübvansiyon işlevi gördüğünü ve bu kalkanın daraltılmasının kurumsal ar-ge kapasitesini zayıflattığını savundu.
Risk — Türkiye'de faiz gider kısıtlamasına yönelik benzer bir düzenleme gündeme gelirse, borçla finanse edilen ar-ge ve ürün geliştirme projelerinizin geri dönüş hesapları bozulabilir; mevcut projelerinizin finansman yapısını şimdiden gözden geçirin. Fırsat — Öz kaynakla veya hibe destekleriyle finanse edilen inovasyon projeleri bu tür vergi değişikliklerinden etkilenmez; ar-ge finansman karmasını çeşitlendiren şirketler rekabet avantajı kazanabilir.
Kaynak: NBER Yeni Araştırmalar haberinden derlenmiştir. Orijinal haber ↗