Türkiye'nin deniz üstü rüzgarında Kuzey Ege'de 4,5 GW potansiyel belirlendi
TÜREB, 20'den fazla saha arasından Bozcaada, Gökçeada, Edremit ve Saros'u öne çıkardı; ilk kapasite tahsisinin 1 GW olarak planlandığı açıklandı.
Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği'nin (TÜREB) Deniz Üstü Rüzgar Enerjisinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Ufuk Yaman, WindEnergy Hamburg 2026 etkinliğinde Türkiye'nin deniz üstü rüzgar yol haritasını paylaştı. Yaman, Marmara Denizi'nde yürütülen 12 aylık ölçüm kampanyasının tamamlandığını ve Avrupa Birliği'nin Dünya Bankası aracılığıyla sağladığı 8 milyon avroyu aşan hibe desteğiyle fizibilite süreçlerinin yürütüldüğünü belirtti. Marmara sahalarındaki ilk verilerin üretim maliyetinin tüketici açısından yüksek kalabileceğine işaret etmesi üzerine odak Kuzey Ege'ye kaydı. Bozcaada, Gökçeada, Edremit ve Saros olmak üzere dört sahadan oluşan Kuzey Ege bölgesinin toplam kurulu güç potansiyeli 3,5 ile 4,5 GW arasında tahmin ediliyor. Yirmi'den fazla saha, LCOE (seviyelendirilmiş elektrik üretim maliyeti, yani projenin ömrü boyunca üretilen her birim elektriğin ortalama maliyeti) ve izin süreçlerinin yönetilebilirliği ölçütleriyle karşılaştırıldı; sıralamada Bozcaada maliyet, Edremit ise kısıtların yönetilebilirliği açısından öne çıktı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın tasarladığı kapasite tahsis mekanizması çerçevesinde ilk aşamada 1 GW şebeke bağlantı kapasitesinin tahsis edilmesi, 2027-2030 döneminde ise her yıl ilave 1 GW kapasite eklenmesi hedefleniyor. Mekanizma; teklif fiyatının kapasite faktörüne göre belirlenmesini, belirli koşullarda projeden çıkış hakkını ve en az yüzde 25 yerli içerik zorunluluğunu kapsıyor. Yaman, deniz üstü rüzgarın liman altyapısı, ekipman üretimi ve istihdam alanlarında yeni bir ekonomik ekosistem oluşturabileceğini de vurguladı.
Risk — Marmara sahalarının ilk maliyet verileri beklenenin üzerinde çıktı; Kuzey Ege projelerinde deniz tabanı araştırmaları tamamlanmadan kesin yatırım hesabı yapmak yanıltıcı olabilir. Firsat — 2027'den itibaren yılda 1 GW'lık düzenli kapasite tahsisi ve yüzde 25 yerli içerik zorunluluğu, tedarik zincirinde yer almak isteyen Türk üreticiler için öngörülebilir bir talep takvimi sunuyor; sektöre girecek şirketler için hazırlık penceresi şimdi açık.
Kaynak: Ekonomim (Dünya Gazetesi) haberinden derlenmiştir. Orijinal haber ↗