Fed için 2027'ye kadar üç faiz artışı daha fiyatlanıyor
Enerji kaynaklı enflasyon baskısı, vadeli piyasalarda ABD Merkez Bankası'nın sıkılaştırma döngüsünü uzatacağı beklentisini güçlendirdi.
ABD'de yükselen enerji fiyatlarının enflasyonu beslemeye devam etmesi, piyasaların ABD Merkez Bankası (Fed) beklentilerini yeniden şekillendirdi. Fed fon vadeli işlem sözleşmeleri, 2027 sonuna kadar her biri 25 baz puan (yüzde birin yüzde biri) olmak üzere toplam üç ek faiz artışına işaret ediyor. Catalyst Funds'tan Larry Holzenthaler, bu fiyatlamanın makul göründüğünü ancak piyasaların daha önce de Fed yolunu tahmin etmekte yanıldığını hatırlatarak temkinli bir değerlendirme yaptı. Seaport'tan analistler Jonathan Golub ve Patrick Palfrey ise mevcut enflasyon artışının arkasında aşırı talebin değil, enerji maliyetlerindeki yükselişin yattığını öne çıkardı. Bu analistlere göre ek faiz artışları enerji fiyatlarını doğrudan düşürmez; enflasyonu yavaşlatmak ancak sermayeye erişimi kısıtlayarak ve büyümeyi frenleyerek mümkün olur. Konut, otomotiv ve küçük işletmeler bu süreçten en fazla etkilenecek sektörler arasında gösterildi. Oxford Economics, ABD İş Döngüsü Göstergesi'nin resesyon bölgesine gerilediğini açıkladı. Kurum bununla birlikte güçlü verimlilik artışı, tüketici harcamalarını destekleyen servet etkisi, yapay zeka yatırımları ve yüksek şirket kar marjlarının tablonun gerçek bir resesyona mı yoksa yavaşlamaya mı işaret ettiğini belirsiz kıldığını vurguladı. Hane halklarının henüz resesyon öncesi dönemlerde görülen ucuz ürüne yönelme davranışı sergilemediği de not edildi.
Risk — Fed'in faizi daha uzun süre yüksek tutması, dolar cinsinden borçlanma maliyetlerini artırır; döviz borcu olan şirketlerin refinansman (borç yenileme) planlarını 2027'ye kadar uzanan bir yüksek faiz ortamına göre gözden geçirmesi gerekebilir. Firsat — İzle — Oxford Economics göstergesinin ve ABD enerji fiyatlarının seyri, Fed'in duraklamasının ne zaman gündeme gelebileceğine dair en erken sinyali verecek; bu iki veriyi yakından takip edin.
Kaynak: Ekonomim (Dünya Gazetesi) haberinden derlenmiştir. Orijinal haber ↗