HSBC: TCMB yıl sonuna kadar 200 baz puan faiz indirebilir, döngü iki aşamalı
HSBC stratejistleri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası faiz indirim sürecini iki farklı aşamada değerlendiriyor ve piyasa fiyatlamasının gerçek potansiyelin altında kaldığına dikkat çekiyor.
HSBC stratejistleri Ali Çakıroğlu, Shubham Sharma ve Tolga Ediz, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) faiz politikasına ilişkin beklentilerini bir raporla paylaştı. Rapora göre TCMB'nin yıl sonuna kadar 200 baz puan (yüzde birin yüzde biri cinsinden 2 yüzde puanlık) indirim yapması geniş bir mutabakattan destek görüyor. Piyasalar bu süreçte yıl sonuna kadar yaklaşık 150 baz puanlık gevşemeyi zaten fiyatlamış durumda; stratejistlere göre 200 baz puanlık hedefin aşılması zor bir beklenti olmadığı değerlendirmesi yapıldı. Stratejistler gevşeme döngüsünü iki aşamalı ele alıyor. Birinci aşama yılın kalan bölümünü kapsıyor. İkinci aşama ise gelecek yılın seyrine dair belirsizlik içeriyor. Piyasalar tüm döngü boyunca toplam yaklaşık 300 baz puanlık gevşeme fiyatlıyor; bu da bir haftalık repo faizinin (merkez bankasının bankalara kısa vadeli borç verme oranı) yüzde 34 düzeyinde kalacağına işaret ediyor. Oysa Bloomberg konsensüsü yüzde 28, HSBC ekonomistleri yüzde 21 öngörüyor. Raporun öne çıkan bir diğer bulgusu, gevşeme döngüsü ivme kazandığında kısa vadeli faiz oranlarının en fazla fayda sağlaması beklenen araçlar arasında yer alacağı yönünde. Stratejistler, yatırımcıların ilerleyen süreçte daha kapsamlı bir indirim sürecini fiyatlamaya başlayabileceğinin altını çizdi.
Risk — Piyasalar şu an temkinli duruyor ve yüzde 34 faiz seviyesini baz alıyor; eğer enflasyon veya küresel koşullar bozulursa beklenen indirimler gecikebilir, bu da mevcut borçlanma maliyetlerinin daha uzun süre yüksek kalması anlamına gelir. Firsat — HSBC ve diğer kurumların öngördüğü indirim hızı piyasa fiyatlamasının oldukça üzerinde; faiz düşmeye başlarsa kısa vadeli yatırım araçları değer kazanır, refinansman (mevcut borcun daha ucuz koşullarda yenilenmesi) için uygun pencere yaklaşıyor olabilir.
Kaynak: Ekonomim (Dünya Gazetesi) haberinden derlenmiştir. Orijinal haber ↗