Küresel tahvil getirileri neden son yılların zirvesinde
ABD'den Japonya'ya uzun vadeli borçlanma maliyetleri, birbiriyle örtüşen on farklı baskı altında yükseliyor.
Küresel tahvil piyasalarında satış dalgası derinleşiyor; ABD başta olmak üzere Japonya'ya kadar uzanan coğrafyada uzun vadeli devlet tahvili getirileri son yılların en yüksek düzeylerine ulaştı. Bloomberg'in analizi, bu hareketin arkasında tek bir tetikleyici değil, aynı anda devreye giren birden fazla yapısal etken bulunduğuna işaret ediyor. Talep cephesinde dirençli ekonomik büyüme, güvenli liman tahvillerine olan ilgiyi zayıflattı. Petrol ve gıda fiyatlarındaki yükseliş enflasyon baskısını canlı tutuyor; ABD Merkez Bankası (Fed) ve diğer merkez bankalarının sürdürdüğü faiz artırım süreci ile yeni artış beklentileri tahvil fiyatlarını aşağı çekiyor. Yapay zeka yatırımlarını finanse etmek amacıyla artan şirket tahvil ihraçları ise yatırımcı fonları için rekabeti kızıştırıyor. Arz cephesinde tablo daha da sıkışık görünüyor. Hükümetlerin büyüyen bütçe açıkları ve savunma harcamaları devlet tahvili arzını şişiriyor. Fed ile yabancı merkez bankalarının tahvil portföylerindeki payı gerilerken fiyat duyarlılığı yüksek özel yatırımcıların piyasadaki ağırlığı artıyor. Japonya'da yen müdahaleleri ve taşıma ticareti (carry trade — düşük faizli para birimiyle borçlanıp yüksek getirili varlığa yatırım yapma) işlemlerinin çözülmesi küresel satış baskısını pekiştiriyor. Küresel tasarruf fazlasının azalması ise borçlanma maliyetlerini yapısal olarak destekleyen son halka konumunda.
Risk — Küresel tahvil getirileri yükselmeye devam ederse Türk şirketlerinin döviz cinsinden borçlanma (eurobond) maliyeti de artar; dış finansman planlarını yakın vadede kilitlemek zorlaşabilir. Firsat — Yurt içi sabit getirili enstrümanlar görece cazip kalmaya devam edebilir; mevcut nakit pozisyonunu değerlendirmek için TCMB faiz kararlarını ve küresel getiri hareketlerini birlikte izleyin.
Kaynak: Bloomberg HT haberinden derlenmiştir. Orijinal haber ↗