Körfez'e ihracat 1,6 milyar dolar eridi, İran'a yüzde 17 arttı
Mart-temmuz döneminde çatışma ortamı Körfez pazarlarında 1 milyar 666 milyon dolarlık net kayba yol açarken İran'a yapılan ihracat savaş ekonomisinin talebiyle yükseldi.
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verileri, bölgedeki çatışmaların Türk ihracatına yansımasını açık biçimde ortaya koydu. Yılın ilk yedi ayında Körfez bölgesine yapılan ihracat yüzde 21 gerileyerek 13,9 milyar dolardan 11,05 milyar dolara düştü. Sıcak çatışmaların sürdüğü mart-temmuz döneminde daralma yüzde 17 olarak gerçekleşti ve bölgede 1 milyar 666 milyon dolarlık net kayıp oluştu. En ağır yük Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) üzerinde hissedildi. Yedi ayda BAE'ye ihracat yüzde 48,1 düşerek 2 milyar 363 milyon dolara geriledi. Hürmüz Boğazı'ndaki lojistik riskler mücevher, kimya ve çelik başta olmak üzere sanayi ihracat kalemlerini derinden vurdu; mücevher ihracatı tek başına yüzde 52,7 azalarak 1 milyar 48 milyon dolara indi. Irak da yüzde 12,9 daralmayla 4 milyar 924 milyon dolara geriledi. Bu tablonun tek istisnası İran oldu. Çatışmaların başladığı mart ayından itibaren İran'ın Türkiye'den tedarik ve stoklama ihtiyacı belirgin şekilde arttı. Mart-temmuz döneminde İran'a ihracat yüzde 17 yükselerek 993,2 milyon dolara ulaştı; yılın tamamında ise ihracat yüzde 6,9 artarak 1 milyar 327 milyon dolara çıktı. Savaşın başlamasıyla büyüme hızının ivmelendiği görülüyor. Körfez'de pozitif ayrışan iki pazar Suudi Arabistan ve Umman oldu. Alternatif kara koridorlarını etkin kullanan bu pazarlarda sınırlı artışlar yaşansa da BAE ve Irak kayıplarını telafi etmeye yetmedi. Yaş meyve ve sebze ihracatı ise büyük ölçüde Irak'ın gıda talebine dayalı olarak yüzde 135,5 artışla 732,5 milyon dolara fırladı.
Risk — BAE ve Irak'a açık tedarik zincirleri hâlâ yüksek risk altında; bu pazarlara bağımlı ihracatçıların alternatif güzergah ve müşteri planlarını gözden geçirmesi gerekiyor. Firsat — İran'ın savaş koşullarında Türkiye'den hızla artan alımları, gıda ve kimyasal ürün üreticileri için fiili bir talep penceresi açıyor; bu pazara yönelik kapasite ve lojistik hazırlığını erkenden yapan şirketler avantaj kazanabilir.
Kaynak: Ekonomim (Dünya Gazetesi) haberinden derlenmiştir. Orijinal haber ↗