NBER Araştırması: Jeopolitik Gerilim Altın Fiyatlarını ve ABD Tahvil Faizlerini Yukarı İtiyor
Yaptırım riski arttıkça merkez bankaları rezervlerini dolardan altına kaydırıyor; ABD'ye daha az yakın ülkelerin bu eğilimi daha belirgin.
Ulusal Ekonomik Araştırma Bürosu (NBER), uluslararası yatırımcıların altın ile devlet tahvilleri arasındaki tercihlerini inceleyen yeni bir çalışma yayımladı. Kai Arvai, Nuno Coimbra ve Marco Pinchetti imzalı araştırma, rezerv güvenliğinin artık yalnızca ekonomik değil, siyasi bir boyut taşıdığını öne sürüyor. Çalışmaya göre baskın rezerv para birimini ihraç eden ülkenin tahvilleri daha likit olmakla birlikte o ülkenin yaptırım yetkisine karşı kırılgan. Altın ise likidite maliyeti karşılığında yaptırımlardan koruma sunuyor. Model, yaptırım riskinin yüksek olduğu dönemlerde ABD Hazine tahvillerinin kolaylık getirisinin (convenience yield — yatırımcıların güvenli varlık için kabul ettiği ekstra prim) gerilediğini gösteriyor; bu süreçte güvenli varlık talebi jeopolitik sınırlar boyunca parçalanıyor. Ampirik bulgular da modeli destekliyor: Jeopolitik riskin tırmandığı dönemler, hem yüksek altın fiyatları hem de yüksek 10 yıllık ABD Hazine faizleriyle örtüşüyor. Aynı dönemlerde resmi rezervlerin bileşimi ortalamada altın lehine kayıyor; ABD ile siyasi uyumu daha düşük ülkeler bu kayışı çok daha belirgin biçimde gerçekleştiriyor. Sonuç olarak araştırma, dolar merkezli küresel rezerv sisteminin jeopolitik baskı altında yapısal bir dönüşüm yaşadığına işaret ediyor.
Risk — Jeopolitik gerilimin sürdüğü bir ortamda dolar bazlı varlıklardaki konfor priminin erimesi, döviz rezervi ve dış borç yönetiminde beklenmedik maliyet artışlarına yol açabilir. Fırsat — Altın fiyatlarının jeopolitik risk dönemlerinde yapısal olarak yükseldiği teyit edildi; rezerv veya nakit yönetiminde altın ağırlığını gözden geçirmek için uygun bir an.
Kaynak: NBER Yeni Araştırmalar haberinden derlenmiştir. Orijinal haber ↗