Küresel borç 337 trilyon dolara ulaştı, faiz faturası GSYH'nin yüzde 4'üne gidiyor
Reel faizlerin yeniden pozitif bölgeye geçmesi ve vadelerin kısalması, aynı büyüklükteki borcun taşıma maliyetini belirgin biçimde artırdı.
Küresel borç stoku 2026'nın ilk yarısında 337 trilyon dolara yükseldi; borcun gayri safi yurt içi hasılaya (GSYİH) oranı yüzde 311 düzeyine ulaştı. Pandemi döneminde yüksek enflasyon, nominal borç stokunun reel değerini aşındırarak bir tampon işlevi görüyordu. Enflasyonun gerilemesi ve faizlerin yüksek seyretmesiyle birlikte bu tampon ortadan kalktı; reel faizlerin pozitife dönmesi borcu taşıma maliyetini artırdı. En dikkat çekici tablo ABD'de gözlemlendi. Ağustos itibarıyla son on iki ayda ABD'nin toplam kamu tahvili ihracı içinde kısa vadeli tahvillerin payı yüzde 80'in üzerinde gerçekleşti. Uluslararası Finans Enstitüsü (IIF) ve Bloomberg verilerinde ABD, kısa vadeli borçlanmaya en ağırlık veren ekonomi olarak öne çıktı. Buna karşın yapay zeka yatırımlarını finanse eden ABD'li şirketler aynı dönemde ortalama 13,4 yıl vadeli tahvil ihraç etti; Hazine'nin ortalama vadesi ise yaklaşık 2,5 yıl olarak kaldı. Bu ayrışma, her faiz indirimi döngüsünde Hazine'nin kısa vadeli borçlarını yeniden döndürme (refinansman) yüküyle karşılaşacağı anlamına geliyor. Uluslararası Para Fonu (IMF) projeksiyonları, ABD kamu borcuna ilişkin net faiz harcamalarının GSYİH'ye oranının 2030'a kadar yüzde 4'ün üzerine çıkabileceğini gösteriyor. Gelişmekte olan piyasalar için bu oran yüzde 2,5, Euro Bölgesi için yüzde 2,3, Japonya için ise yüzde 1,5 olarak öngörülüyor. Gelişen ülkeler tarafında ise IIF verilerine göre yabancı para cinsi tahvil ihraçları 2026'nın ilk sekiz ayında 190 milyar dolara, Eylül'ün katkısıyla yaklaşık 200 milyar dolara ulaştı; geçen yılın aynı döneminde bu rakam yaklaşık 160 milyar dolardı. Güçlü ihraç hacmi uluslararası piyasalara erişimin sürdüğünü gösterse de bu ihraçlar ilerleyen yıllarda çevrilmesi gerekecek dış borç yükünü büyütüyor.
Risk — ABD Hazinesi borçlarını ağırlıklı olarak kısa vadeli çeviriyor; her yenileme döneminde faiz faturası yükseliyor ve bu durum dolar cinsi varlıklar ile gelişen ülke borçlanma maliyetleri üzerinde baskıyı sürdürüyor. Firsat — Gelişen ülke tahvillerine talep güçlü; şirketinizin dış finansman penceresi açıkken uzun vadeli kaynak sağlamayı değerlendirin, kısa vadeli borç yenileme riskini ileri tarihlere taşıyın.
Kaynak: Bloomberg HT haberinden derlenmiştir. Orijinal haber ↗