NBER Araştırması: ABD'nin Çin Karşıtı Söylemi 2000'lerden Bu Yana Derinleşiyor
Ulusal Ekonomik Araştırma Bürosu çalışması, ABD'de Çin'e yönelik olumsuz algının cumhurbaşkanlığı söyleminde 2000'lerin başından itibaren sistematik biçimde gerilediğini ortaya koydu.
Ulusal Ekonomik Araştırma Bürosu (NBER), Mert Geyiktepe ve Dani Rodrik imzalı yeni bir çalışma yayımladı. Araştırma, ABD'nin Çin'e ilişkin kamuoyu söylemini metin tabanlı veri yöntemleriyle ölçümlüyor ve tarihsel bir perspektife yerleştiriyor. Analiz; cumhurbaşkanlığı ve kongre kayıtları, gazete haberleri, sosyal medya ile düşünce kuruluşu raporlarından oluşan geniş bir veri tabanına dayanıyor. Araştırmacılar iki temel ölçüt geliştirdi: Çin'in ne sıklıkla gündeme geldiği ve bu gündeme geliş tonunun ne denli olumlu ya da olumsuz olduğu. Bulgular, cumhurbaşkanlığı kaynaklarında Çin'e yönelik net duygu skorunun 2000'lerin başından itibaren kesintisiz düştüğünü gösteriyor; bu düşüş Donald Trump'ın ilk cumhurbaşkanlığı döneminden çok önce başladı. Kongre, haber medyası, sosyal medya ve düşünce kuruluşları ise 2000'lerden önceki on yıllarda da Çin'e kalıcı biçimde olumsuz bir tutum sergiledi. Araştırmanın temel bulgusu şu: Söylemde genel bir bozulma değil, cumhurbaşkanlığı tonunun diğer kaynaklara yakınsaması söz konusu. Araştırmacılar ayrıca cumhurbaşkanlığı liderliğinin ulusal söylem tonunu belirlemede belirleyici bir rol oynadığına dair kanıt bulamadı; bulgular, anlatıların yukarıdan aşağıya değil, aşağıdan yukarıya yayıldığına işaret ediyor.
Risk — ABD-Çin gerginliğinin yapısal ve uzun soluklu olduğu teyit edildi; bu ortamda Çin'e bağlı tedarik zincirleri veya ihracat kanalları olan şirketler için belirsizlik kısa vadede azalmayacak. Fırsat — Söylemin siyasi liderlikten bağımsız şekillendiği anlaşıldığından, seçim sonuçlarına değil tedarik zinciri çeşitlendirmesine odaklanmak daha sağlam bir strateji sunabilir.
Kaynak: NBER Yeni Araştırmalar haberinden derlenmiştir. Orijinal haber ↗