ABD-Çin bilim iş birliği çökerken Singapur ve Güney Kore boşluğu doldurmaya hazırlanıyor
Washington'ın Çinli kurumlarla federal fonlu iş birliğine getirdiği yeni kısıtlamalar, küresel araştırma merkezlerinin yeniden şekillenmesini hızlandırıyor.
ABD ile Çin arasındaki en köklü bağlardan biri olan bilimsel iş birliği, Washington'ın federal fonlu araştırmalarda Çinli kurumlarla ortaklığı kısıtlayan yeni güvenlik düzenlemeleriyle fiilen işlevsiz hale geldi. İki ülke arasında diplomatik zemin oluşturmayı amaçlayan bir zirvenin hazırlıkları sürerken hayata geçen bu kısıtlamalar, ilişkideki çelişkiyi gözler önüne seriyor. 1979'da imzalanan ve 2024 sonunda sessiz sedasız yenilenen ABD-Çin Bilim ve Teknoloji Anlaşması kağıt üzerinde yürürlükte olmaya devam ediyor. Ancak genişleyen fon yasakları, kara listeler ve güvenlik kuralları, iş birliğinin fiili alanını giderek daraltıyor. Bu tablo, Singapur ve Güney Kore gibi ülkeler için yeni araştırma merkezi olma fırsatı doğuruyor. Bununla birlikte analistler, ortaya çıkan parçalı bilim ekosisteminde kazananların sınırlı kalacağını öngörüyor. On yıllar boyunca ABD-Çin ilişkilerini yöneten diplomatlar bu dönüşümü yalnızca bir bilim politikası değişikliği olarak değil, iki ülke arasındaki az sayıdaki ortak çıkar alanından birinin erimesi olarak tanımlıyor.
Risk — ABD ve Çin'deki araştırma ortaklarıyla yürütülen ortak projeler fon kısıtlamalarına takılabilir; mevcut iş birliği sözleşmelerini hukuki açıdan şimdiden gözden geçirin. Fırsat — Singapur ve Güney Kore yeni araştırma merkezi konumuna yükseliyorsa bu ülkelerdeki bilim kurumları ve teknopark yapılarıyla erken temas, Ar-Ge maliyetini düşürebilir.
Kaynak: SCMP Economy haberinden derlenmiştir. Orijinal haber ↗